Kıymetli Sarıyerli hemşehrim

Doğduğum, sokaklarında oynadığım, okul bahçesinde koşturduğum, eş ve baba olduğum, sizlere hizmet etme şerefine nail olduğum Sarıyerimiz için; 2019 Yerel Seçimlerinde AK Parti Sarıyer Belediye Başkan Aday Adaylığı başvurumu yapmış bulunmaktayım. Şahsım, partim ve Sarıyerimiz için hayırlı olmasını diliyorum.

Aday adaylığı sürecinde hizmet yarışına katılan tüm dostlarıma başarılar diler, bu sürecin Sarıyerimiz için en hayırlı şekilde tamamlanmasını Yüce Allah’tan temenni ederim. Desteğiniz ve dualarınız için hepinize şükranlarımı sunarım.

Geçmişimiz de; geleceğimiz de SARIYER…

Saygılarımla

Şems ÇAKIROĞLU

AK Parti Sarıyer Belediye Başkan A. Adayı

 

 

 

Kendine Aşık Şaşkınlara..

Her geçen zaman, tecrübe katıyor insana. Ve tecrübe, çoğu kez insanın geçmişte yaşadığı/gördüğü/okuduğu ne varsa, onlarla yeniden karşılaştığında, onları yeniden anlamlandırmasına sebep oluyor.. Bu sabah, dün gece yaşadıklarımın etkisiyle, ünlü edebiyatçı Paulo Coelho’nun Simyacı romanını tekrar okumak geldi içimden. Kitabı buldum, açtım kapağını ve yirmi yılı aşkın bir süre sonra başladım tekrar okumaya. Romanın giriş kısmında anlatılan bir hikaye var, kendi görüntüsüne vurgun bir delikanlının hikayesi.. Hikaye şöyle: Bir delikanlı kendi görüntüsüne o kadar vurgunmuş ki, kendi görüntüsünü her gün bir gölün sularında seyretmeye gidiyormuş. Kendi görüntüsünü seyrederken günün birinde göle düşüp boğulmuş.. Bu hikaye, Simyacı’da anlatılsa da Oscar Wilde’ın bir kitabında geçiyormuş.. Hikâyedeki, hergün suda kendi aksine bakan kendine aşık delikanlı gibi, kendine âşık metal yorgunu, cumhurbaşkanımızın tarif ettiği kudreti kendinden menkul tipler var etrafta.. Hep kendilerinin dediği doğru olan, en iyiyi bilen, aynı anda ekonomist, aynı zamanda uluslararası ilişkiler uzmanı, aynı zamanda siyasi deha, ayni zamanda süper teolog bla bla.. Bu çapsızların da çoğu aslında, yürütece bindirilmiş altı aylık bebek gibiler de farkında değiller.. Sanıyorlar ki, bu koşmaları hep kendilerinin kabiliyeti.. Bir gün o yürüteç altlarından alındığında anlayacaklar varlıklarının karşılığını.. Değil koşmak, yürümek, ayakta kalamayacaklar.. Cumhurbaşkanımız bu gerçeğin farkında ve ısrarla uyarıyor bu tipleri ama hiç üstlerine alınmıyorlar. Hızla ve sürekli cama vuran ama camdan kayıp giden yağmur gibi hiç üstlerinde tutunamıyor bu sözler, kayıp gidiyor.. Çünkü o sonradan görme çapsızlar kendilerine aşık ve sürekli kendi zanlarındaki büyüklüklerini başkalarında görmek istiyorlar.. Her bulduğu su birikintisinde kendini görmek istiyen Oscar Wilde romanındaki gibi, sahte suretlerinde boğulacaklar ve gerçeği ancak o zaman anlayacaklar.. Belli ki başka çare yok vesselam..


Beş günlük bir proğram sebebiyle Paristeyim. Haziran ayı olduğu için hava genel itibariyle güzel. Yağmur yağdığı da oldu. Haftalık “ulaşım kartı” aldığım için, metro ve tramvayı kullanıyorum çoğunlukla. Hatlar eski ama çok iyi işliyor. Porte De Choisy istasyonunun hemen yanında bir otelde kalıyorum. Merkeze trenle yirmi dakika uzaklıkta. Tam bir Asyalı bölgesi kaldığım yer. Burada yaşayan her üç kişiden biri burası kökenli değil sanıyorum. Polis arabaları korkunç rahatsız edici bir sirenle gece gündüz heryerde dolaşıyor. Büyük ihtimalle bu bir güvenlik politikası. Olağanüstü hal uygulaması devam ediyor Fransa’da uzun zamandır. İki gün önce, biraz uzağımda tam Notre Dame kilisesinin önünde bir kişi polise çekiçle saldırdı. Polis sendeledi ve hemen vurdu saldırganı. Sonrasında bir panik, kıyamet koptu. İki gündür buradaki haber siteleri sürekli bu haberi ve yorumları veriyor. Suriyeli mülteciler var yardım isteyen etrafta ama sadece belirli yerlerde, ve seçilmiş oldukları çok belli. Bizde ki gibi her türden Suriyeli mülteci yok. Cami olmayacağını tahmin etmek zor değil ama mescit aradım, bulamadım uzunca süre. Sonra, Jussieu da büyük bir cami buldum ve gölüm huzur doldu. Yatsı öncesiydi. Camideki hava, şaşaalı dönemini tarihte bırakmış ve bir daha umudu olmayan iklimin havasını taşıyordu. Kısa sürede hüzün doldu içime. Caminin içi ve dışı kederli müslümanlarla doluydu.

 

Sosyal Tesisler Yönergelerini Birleştirme Çalıştayı..

cof

cof

Destek Hizmetleri Dairesinin mevzuatlarını güncellemek adına, merkez ve taşra teşkilat yöneticilerimizin ilgilileriyle, İstanbul Fenerbahçe’deki kampımızda toplandık ve üç gün boyunca konu hakkında fikir teatisinde bulunarak ciddi mesafe aldık..
Tüm mesai arkadaşlarıma teşekkür ederim..

© Copyright 2015 Şems Çakıroğlu. All Right Reserved.

Yukarı